• https://www.facebook.com/mylife.kocluk
  • https://plus.google.com/dersimizrobotik/posts
  • https://www.twitter.com/dersimizrobotik
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

My Life Psikoloji Danışmanlık ve Koçluk Merkezi

Telefon : 0505 767 58 85
               0216 347 60 03
                

Psikolojik Danışmanlık
Kadıköy, Acıbadem, Üsküdar, Beylikdüzü, Bakırköy Danışmanlık Merkezlerimizle Hizmetinizdeyiz.
Psikoterapi Hizmetlerimiz
Bireysel - Çocuk ve Ergen - Nişanlılık ve Evlilik - Aile - Cinsel Terapileri
Koçluk Hizmetleri
Yaşam - Aile - Kariyer - Sporcu - Öğrenci ve Eğitim - İlişki - Yönetici - Finansman Koçluğu
Eğitim Seminerleri
Akıl Oyunları, Robotik - Boşanma, Çocuk - Yaşam Koçluğu - Eş Seçimi, Hamilelik - Evlilik Öncesi Eğitimileri
0-6 yaş mucizesi nedir? Ne demektir?
Ahmet KURNAZ
Uzman Psikolog

Kabaca bir bakışla anlamaya çalışalım bu dönemi. İlk öğretmen annedir hayata çocuğunu hazırlayan. Hazır ve önceden bilgilenmiş bir anne çocukla ilk temasının bir eğitimin ilk adımları olduğunun bilincinde olmalıdır. Aile en önemli eğitim kurumudur başlangıçta ve sonrasında çocukların hayatlarında. Tertemiz bir sayfa gibidir yeni doğmuş bir bebek, artık bu sayfa ebeveynin bilgi ve becerisine bağlı olarak şekillenmeye başlayacaktır.


Bebek öğrenim yolu taklit ve yansıtmadır kabaca. Bu ilkelerden yola çıkarak ebeveyn nasıl bir çocuk istiyorsa öyle davranmak zorundadır. Güleç yüzlü bebeklerin ebeveynlerinin de gülmeyi bilen insanlar olması rastlantı değildir. Bebek taklitçidir başlangıçta; yani öğrenme şekli böyledir. Ne görürse onu taklit ederek ve beş duyu organını kullanarak öğrenerek yoluna devam eder. Genelde özgürlükçü bir yaklaşım bu dönem için iyi olsa da bu özgürlüklerin bir sınırının da olduğunu öğrenmeli.


2-6 yaş arası ikinci bir motor öğrenme dönemidir. Bu dönem çocuklarımızın akademik zekâlarının büyük oranda gelişimini tamamladığı ve kapasitelerin belirlendiği bir kendiliğinden öğrenme dönemidir. İleri yaşlardaki akademik başarıları etkileyecek belirgin bir eğitim dönemidir. Tüm öğrenme kapılarının açık olduğu bir mucizevi dört yıldır. Çocuk beyninin büyük bir kısmının bu dönemin sonunda gelişimini tamamlamış olduğu kabul ediliyor. Bu bilinçle hazırlanmış akademik eğitim modelleriyle yetiştirilen çocukların başarı ve mutluluk katsayıları herhangi bir eğitimden geçmemiş çocuğa göre daha yüksek çıkmaktadır. Örneğin dört yaşındaki bir çocuk sadece izleyerek ve dinleyerek ana dili dışında birkaç dil daha öğrenebiliyor. Bunu sadece öğrenme hızındaki yüksekliğin anlaşılması için örnekliyorum.


Öğrenmek için en ideal temel eğitim zamanıdır bu dönem. Her verdiğinizin geri döneceğinden emin olunan bir dönemdir. Tabii ki yukarıda saydığımız ilkeler doğrultusunda hümanist yaklaşım eşliğinde olmasını vurgulamakta fayda var. Ve bilinen en risksiz eğitim modelleriyle kalıcı ve yaratıcı eğitim hedeflenmeli. Risksiz yolları seçmek zorundayız. Çünkü çocuk hala psikolojik gelişimini tamamlamamıştır. Yapacağımız hatalar çocuğun öğrenme yolunu tıkayabilir ve vazgeçirebilir. Gelişimini negatif etkileyebilir. Uygun yaklaşımlar her zaman öğretilen şey kadar önemlidir.

Bir bilimler topluluğudur eğitim ve öğretim. Bir sayfada anlatma cüreti asla taşınamayacak kadar geniş bir yelpazedir. Sadece ilk temelleri baz aldık bu yazıda.


Bu mucizeler kapısını kimler, nasıl, neden açmalılar?
Ebeveyn olarak hem kendimiz hem de seçtiğimiz yuvalar ve eğitim kurumları için üzerinde önemle durmamız gereken iki ana unsur vardır bu dönemde ve sonrasında eğitimin tamamında:

1- Bilgi odaklı olmak; Çünkü bilgi odaklı bir bakış dışındaki tüm bakışlar bizi objektiflikten uzaklaştıracağından mümkün olduğunca bilimsel bir platformun dışına çıkmamaya özen göstermek gerekiyor.

2- Etik değerlere bağlı kalmak; Ortak bir alt payda oluşturmak zorundayız eğitimin yönü ve yöntemi için bu da sanırım etik değerlere çok dikkat etmemiz gereğini vurgular.

Sanıyorum bu başlıkları biraz açmak ve yorumu size bırakmak gerekiyor. Çocuklar sizin gerisini siz bilirsiniz dememi bekliyorsanız yanılıyorsunuz. Çocuklar hepimizin geleceği ve geleceğimizi şansa bırakmak, yapılabilecek bir şeyler varken,  neden?  Bilgi orda asırlarca rafta kendi kendine bekleyebilir size gelmeyecektir buna inanın, biz ona gitmek zorundayız. Her şey nasıl sorusuna cevap aramakla başlar. Bu soruyu çocuklarımızdan esirgemeyelim.

1- Neden bilgi odaklı olmalıyız? Bilgilerimiz neden bilimsel olmalıdır?
Bir ebeveyn çocuk sahibi olunca etraftan, büyüklerden, arkadaşlardan hatta konu komşudan bile durmayan bir bilgi akışı başlar. Bu bilgi akışı esnasında bilgiler her söyleyene göre gerçeği yansıtıyordur. Peki, biz bu bilgilerden nasıl yararlanıyoruz? Genelde yeteri kadar çocuk hakkında bilgisi olmayan ebeveyn bir sorun yaşadığı zaman ilk aklına gelen bilgiyi sorunu çözmek için kullanıyor, hem de hiç sorgulamadan. Buna deneme- yanılma metodu diyoruz. Herhalde hızla büyüyen, büyürken de hızla öğrenerek sosyalleşmeye başlayan çocuklarda bu yanlış bir uygulama. En iyi ihtimalle öğrendiği yanlış şeyi silip yeniden öğrenmek için tekrar zaman ve emek gerektirir. Örneğin iki buçuk yaşında komşunun çocuğu emziği bıraktıysa bizimki de bırakmalıdır hem de aynı yöntemle. Bu hikâyede bazen emziği sokaktaki köpeğin alıp gittiği bile söylenebiliyor. Bur da her şey ailenin istediği gibi sonuçlanmış gibi görünse de kimse çocukla – köpek arasındaki ilişkinin eskisi gibi olduğunu söyleyemez. Çocuğun psiko-seksüel yapısının yani oral dönemin oluşumunu sürdürdüğü bu dönemde fiziksel besleyiciliği olmayan bu nesnenin bir köpek tarafından alınmış olması çocuk-köpek ilişkisini negatif etkilediği gibi çocuğun iyi insan ya da eğitilmiş insan veya mutlu insan olmasını sağlamıyor, sadece erken ve zorla ayrılmanın tatminsizliği çocuğumuzla birlikte büyüyor. İşte bu yüzden her zaman bize önerenin bilimsel kimliğini ve tabii ki tecrübesini sorgulamalıyız. Bilimsellik bir tür süzgeç gibidir, sizi doğruluğu olmayan bilgiden ve onun getireceği negatif deneyimden koruyacaktır. İşte okulöncesi kurumları çocuğumuz için seçerken dikkat edeceğimiz kriterlerden ilki. BİLİMSELLİK, BİLİMSEL BİLGİ.

2- Neden etik değerlere bağlı kalmalıyız?
Bilginin yorumlanması ve onun okulöncesi programlara dönüştürülüp uygulanması ise tamamen etik değerleri olan meslek gruplarınca, insanın temel biyolojik yapısına uyarlanmış ama aynı yapının sosyal ve psikolojik taraflarının olduğunu dikkate fazlasıyla alıp yorumlayabilecek yetişmiş insan faktörü ile olabilir. Buda toplamda en önemli faktör okulöncesi eğitimde. Ne yapacağını, nasıl yapacağını ve sonrasını kurgulayabilen eğitimciler. Aynı paralellikle ailenin eğitimini içine alınıp danışmanlık veren ve ailenin kesintisiz eğitimdeki büyük payının aileye idrak ettirilebilmesinin kalıcı eğitimdeki payının önemini kavrayan bir eğitim modeli. Bu kriterlerde sanırım okulöncesi kurum eğitimcilerinin ve yöneticilerinin konusunda yeterlilikleri ve etik değerleri olmasını zorunlu kılar. Bu kriter insan hayatının temel yapı taşlarının konduğu bu dönemde etik olmayı zorunlu kılar. Etik olmak sadece bilimsel verilerle hareket etmektir. Etnik ve kişisellikten uzak kalınmak, çocuk vicdanının oluşumunda son derece önemli bir yapı taşıdır. Çocuk vicdanı ne kadar özgür bırakılıp değerli atfedildiyse kişinin kendisine ve dünyaya bakışı o oranda daha objektifleşiyor ve değer kazanıyor. Kendiliğinden diye bir şey yok çocuk eğitiminde. İşte bu doğrultuda ikinci kriter ETİK EĞİTİM ve ETİK EĞİTİMCİLER dikkat edeceğimiz konuların başında geliyor.

Amaç biraz olsun daha iyi bir eğitimin temellerinin bilimsel ve etik olmasına dikkat çekmek bu yazıda. Gelecekte var olacak toplum yapılarını tahmin edebilmek için şimdiden eğitimde değer alt paydaları eşitlenmek zorundadır. Bizi kaostan koruyacak tek şey kendimizi tanımlayabilme yetimiz olacaktır. Çocukları olan ailelere birazda bu pencereden bakmaları dileğimle.

Bilgi ve Destek hattı: Asistan Hülya 0533 373 81 23

Paylaş |                       Arşiv      958 kez okundu

Robotik Atölyesi
Tanıtım Dersleri için Randevu Alın 
0533 373 81 23
AlışSatış
Dolar3.58253.5968
Euro3.90663.9222
Anlık
Yarın
13° 21° 10°
Çocuk Psikolojisi